Category Archives: tuzlular

stokları eritmeli: 3 peynirli kiş

Evdeki peynirlerin tüketilmesi için tarifler uyduruyorum. Peynir alma çılgınlığım bitecek gibi değil. 

Akşam yemeğinde -hele de şarap içiliyorsa, peynirsiz bir kapanış düşünemiyorum. Gerçi peynirli herhangi birşey benim için çayla, gazozla, kahveyle herşeyle olur. 

Beyaz peynir severler ülkesi Türkiye’de kokulu peynir sevmek sanki bir suç. Her yurt dışına giden özler de özler beyaz peyniri…bi diyeceğim yok ama neden kokulu peynirler bu kadar görmezden gelinir bilmiyorum. Kars gravyeri yapılabilen bi ülkede neden ille de beyaz peynir…

Türkiye’de 193 çeşit peynir varmış. İsviçre’de 450 çeşit, Fransa’da 350-400 çeşit (bir kaynakta ana türlerin altındaki çeşitler ile 1000’e yakın peynir diyordu ama bilemedim…ben internetin yalancısıyım) Almanya’da 150 çeşitmiş. (bkz. wikipedia)

Memleketteki çeşit sayısı hiç fena gözükmüyor ama beyaz peynirin ve kaşar peynirinin saltanatı bitecek gibi değil, kimseye kaptırmıyorlar koltuğu…

Bana kalırsa makbul olan peynir dilde, damakta kendini hissettireni.  Türkiye’de “geniz yakan” tabir edilen cins peynir sayısı çok fazla değil. İşte bu yüzden evropa ülkeleri gezileri beni peynir alma çılgınlığına sürüklüyor. Bozulmadan yenebilmeleri için derin dondurucuda saklıyorum mecburen. Peynir uzmanları bu çözüme çok sıcak bakmayabilirler ama işe yarıyor. Çözülünce nefasetlerinden pek birşey kaybetmiyorlar.

aşağıdaki tarifte kullandığım peynirler: Kıbrıs’tan aldığım parmesan,(Türkiye’deki gibi pahalı değil, üç otuz paraya şahane peynirler vardı) aslen Hollanda peyniri olan ama taa Cenevre’lerden taşıdığım landana mild. bir de bizim taze kaşar. bunların yerine lor, beyaz peynir vs. de kullanılabilir. özellikle lor kişlerde çok iyi oluyor. 

3 peynirli kiş

 hamuru için,

  • 3-3½ su bardağı un,
  • 1 çay kaşığı tuz,
  • 125 gr. tereyağ veya zeytinyağ (ben yarı yarıya koydum)
  • 1 yumurta,
  • 1 yemek kaşığı sirke,
  • 4 yemek kaşığı su

iç malzemesi

  • 3 yumurta,
  • ½ su bardağı krema (ben kaymak kullandım)
  • ¼ su bardağı süt,
  • 200-250  gr peynir (kaşar, gravyer, beyaz peynir, lor peyniri ne isterseniz) 
  • muskat, fesleğen, karabiber, kekik, kırmızı biber

tarif:

kiş hamuru için yağı, unu ve tuzu karışıırın. bir kapta yumurta, sirke ve suyu çırpın, yağlı una katın. un az gelirse, ele yapışmayacak ama hamur yumuşak kalacak şekilde un ekleyebilirsiniz. hamuru top haline getirip buzdolabında 15-20 dakika bekletin. hamuru fırına dayanıklı bir kabın içine yayın, her tarafının eşit kalınlıkta olmasına özen gösterin. üstünü çatalla delin ve ısıtılmış fırında 20-25 dakika pişirin.

iç malzemesi için yumurtaları krema ve süt ile çırpın, baharatları ekleyin. küçük küçük kestiğiniz peynirleri -yumuşak peynir kullanıyorsanız çatalla ezerek- yumurtalı karışıma ekleyin.

hazırladığınız iç malzemesini fırından çıkardığınız yarı pişmiş kiş hamurunun üzerine dökün ve 190º derecede 30-35  dakika daha pişirin.

 afiyet olsun.

Advertisements

az bahçe çok kraker

bu blog işi beni benden aldı. her yaptığım şeyi blog dünyasına not düşesim var. uzun ve yorucu bir gün olmasına rağmen görev bilinci ile sayfayı güncelleyeyim derdindeyim.

sapancadaydık; bahçeyi salyangozlar ve sülükler basmış durumda. yeni ekilen tüm fideleri sanki onlar için diktik.  fideleri yerken daha önce ekilmiş marulları ve soğanları gözden kaçırmışlar sağolsunlar.    

öyle acayip ki bu salyangozlar ve sülükler, mesela bira sevdikleri biliniyor;  bir kap içinde bira koyunca ona üşüşüyorlar ve ekili malzemeyi kısa bir süreliğine rahat bırakıyorlar. birayı denedik ama başa çıkılacak gibi değil, mecburen bu sülükler için bir ilaç var ondan aldık. maalesef bu çözüm daha kesin sonuç veriyor. yeniden ektiğimiz domates, kabak, fasulye, patlıcan, biber fideleri için  istemeye istemeye bu ilacı kullandım.

biraz daha vakit ayırabilsem bahçeye, daha anlamlı çözümler peşinde koşacağım. bi ton organik tarımcı var; elbet biliyorlardır daha zehirsiz çözümler.

velhasıl topladık malzemeyi. eşe dosta demetler yapıldı elbet.

 

istanbul’a getirilmek üzere dizildiler yanyana…

 

 

 

 

 

kiraz ağacı da boyuna posuna bakmadan meyve vermiş. fidandan hallice bir ağaçcık ama cevval çıktı. bi kaselik bile olsa kiraz verdi.  nedense pazar tezgahlarında gördüğüm sebzeden meyveden daha mucizevi geliyor benim bahçedekiler. büyüme çabalarına tanık olduğum için mi acaba? 

bu yazının tarifi gayet sağlıklı hatta öyle ki diyet zamanı ara öğünlerinin kurtarıcısı.  zeytinyağlı kraker.

bu haftasonu ara öğünlerde yeriz diye yapmıştım. ara öğüne kalmadan şarap-peynir ikilisine eşlik etti benim krakerler. olsun hem kırmızı şarap için anti-oksidan diyorlar biz de hiç hayır demiyoruz.

krakerleri ayçekirdekli ve haşhaş tohumlu yaptım; kekikli ve anasonlu siparişleri geldi. aslında kuru dometesli de fena olmaz…

zeytinyağlı kraker

 

 

 

 

 

malzemeler

  • 2 yumurta ve 1 yumurtanın sarısı
  • ½ su bardağı zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • çay kaşığının ucuyla mahlep
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 4-5 yemek kaşığı su
  • 1 yemek kaşığı sirke
  • alabildiği kadar tam buğday unu (yaklaşık 5 su bardağı kadar un koydum)
  • isteğe bağlı; ay çekirdeği, haşhaş tohumu, kekik, fesleğen, anason vs.

tarif:

2 yumurtayı tuz ve şekerle çırpın. yağı, sirkeyi ve suyu ekleyin. kabartma tozu, mahlep ve unu sıvı karışıma ekleyin. ele yapışmayacak bir hamur olması gerekiyor. hamura istediğiniz çeşnilerden birini (haşhaş tohumu, ay çekirdeği vs) ekleyip 20-25 dakika dinlendirin. merdane ile açıp kareler halinde kesin. yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin ve üzerlerine yumurta sarısı sürün. 190º derecede kızarana kadar pişirin. benimkilerin pişmesi yaklaşık 20-25 dakika sürdü. 

hem katkısız- ev yapımı hem de şaşırtıcı biçimde uzun süre dayanıyor. afiyet olsun.

mevsimini şaşırmış lorlu pazılı kiş

 evde geçen hafta pazardan aldığım pazı kalmış, baktım lor ve süt de var. biraz kitaplara biraz sevdiğim bloglara bakındım ortaya bir tarif çıktı. esin kaynağı çok  olunca buraya link veremiyorum ama uydur buydur kısmı bana ait.

aslında ben “göz kararı” ekolündenim ama buraya yazarken olmuyor işte öyle. mecburen göz kararımı dönüştürüyorum grama, su bardağına. aşağıdaki ölçülerle yapınca iç malzemesi biraz fazla geldi. ben de iç malzemeye bir yumurta daha kırıp, tavada sebzeli omlet gibi pişirdim, çok başarılıydı. doğrusu bloga bu imalat fazlasını mı koysam diye de düşündüm ama fotoğrafını çekemedim. fotoğraf işi de derya deniz bi mevzu. az buçuk öğrenme hevesindeyim.

benim pazılı lorlu kiş’e girecek sütün bir kısmı F.’nin gömleği için de kullanıldı. şöyle ki, bay F. dolmakalem sevdalısıdır, dolayısıyla türlü çeşitli dolmakalemleri ve mürekkepleri vardır. her nasılsa! o mürekkepler dökülür orasına burasına. bu sefer de gömleğine bulaşmış. bir kabın içine gömleğin lekeli kısmını koyduk üstüne de hoop biraz süt döktük, yaklaşık 2 saat sonra ne leke ne bişey.

lorlu pazılı kiş: 

hamuru için:

  • 300 gr. un
  • 125 gr. tereyağ
  • 1 yumurta
  • 1 çorba kaşığı sirke
  • 4 çorba kaşığı su
  • tuz
  • kekik
  • kuru fesleğen

iç malzemesi:

  • 150 gr pazı
  • yarım taze kırmızı biber
  • 3 yumurta
  • ¼ su bardağı süt
  • 150 gr taze lor peyniri (ricotto)
  • yarım su bardağı krema (ben kaymak kullandım)
  • 1 yemek kaşığı un
  • tuz, karabiber
  • muskat

tarif:

un, tuz, kekik, kuru fesleğini bir kaba alın. üzerine eritmiş olduğunuz tereyağını ekleyin, birbirine yedirip pütürlü bir hamur elde edin. diğer bir kapta yumurta, sirke ve suyu iyice karıştırın. pütürlü hamura ekleyip düzgün bir hamur elde edene kadar yoğurun, streç filme sarıp buzdolabında 25-30 dakika dinlendirin.

hamuru, kullanacağınız kalıplara uygun olarak açın ve kabın içine yerleştirin.(ben fırına dayanıklı küçük cam kaselerde pişirdim)  kabın içindeki hamurun  üzerine bir çatalla delikler açın ve önceden ısıtılmış fırında 190°C derecede 15-20 dakika pişirin.

iç malzemesi için derin bir kapta 3 yumurtayı, kremayı (ben kaymak kullandım), lor peynirini, sütü ve unu iyice karıştırın, baharatları ekleyin. ince kıyılmış pazıyı ve çok küçük doğradığınız kırmızı biberi de karışıma ekleyin.

15-20 dakika ön pişirme yaptığınız kişleri fırından çıkarıp içlerini lorlu pazılı karışımla doldurun. fırında 30-35 dakika daha pişirin. afiyet olsun.